(634 S. K. m. 19, 44)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bilirkişi raporunda davalıların kendi bölümlerindeki terasın tam kata dönüştürüldüğü bildirilmiş olup, böyle bir işlem Kat Mülkiyeti Kanununun 44. maddesine göre tüm kat maliklerinin oybirliği ile alacakları bir karara bağlıdır. Böyle bir karar alınmamış olduğu gibi davacının dosyaya konulan muvafakat örneğinde ".. bağımsız bölümlere ilave olarak ilave tadilatın yapımına" muvafakat edildiği yazılı olup muvafakatın kapsamı açıklanmamış ancak davacı muvafakatının, davalının yaptığı tadilatı tamamen kapsamadığını ileri sürmüş, yaptığı açıklamada yalnız arka teras için muvafakat verdiğini bildirmiştir. Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi hükmüne göre kat maliklerinden herhangi biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat ve onarım ve tesis yapamayacağı hususu dikkate alınarak, bir muvafakat var ise bu muvafakatın sarih, açık ve kapsamı belirlenmiş olması gerektiği de gözönünde bulundurulduğunda, davacının muvafakat ettiğini beyan ettiği tadilattan başkasına izin vermediği sonucuna varılması gerekir.
Mahkemece öncelikle davalının terasta yaptığı tadilatın Kat Mülkiyeti Kanununun 44. maddesi kapsamında çekme kat yerine tam kat yapımı niteliğinde olup olmadığı yapılacak bilirkişi incelemesi ile saptanmalı terasın tam kata dönüştürülmesi niteliğinde ise bunun ancak tüm kat maliklerinin iştiraki ile ve oybirliği ile verecekleri kararla mümkün olacağı dikkate alınmalı; inşaatın bu nitelikte olmadığı belirlendiği takdirde de yukarıda Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi ile ilgili açıklama dikkate alınarak davacının muvafakat ettiği husus ve tadilat belirlenmeli, bu muvafakat dışında olduğu saptanan tadilatın da sözü edilen 19. maddedeki yasak kapsamında olduğu sonucuna varılıp buna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.12.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy