(634 S. K. m. 19, 42)
Dava: Davacı M. Ragıp K. ile davalı Fikret S. vs. aralarındaki eski hale getirme davasına dair Şişli 2. Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 25.12.1992 günlü ve 1991/126-1992/1465 sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 26.4.1993 günlü ve 1993/3313-5532 sayılı ilama karşı davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Sekiz bağımsız bölümden ibaret olan tüm ana binanın su ihtiyacını karşılamak üzere ortak yerlerden olan bahçeye kat malikleri kurulunun çoğunlukla aldıkları karar gereğince kurulan su deposunun Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi kapsamında mütalaa edilerek kararda oybirliği bulunmadığı gerekçesi ile su deposunun kaldırılması suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması, böyle bir işlem ve uygulamanın Kat Mülkiyeti Kanununun 42. maddesi kapsamında olduğu cihetle doğru değildir. Dairenin gerekçeli onama kararında bu hususa değinilmiş, ancak su depolarının davacının bağımsız bölümünden ve ortak yerlerden yararlanmasına engel olduğu, sözü edilen 42. maddenin bu şekilde uygulanamayacağı belirtilerek Mahkeme kararı onanmış ise de yeniden dosya üzerinde yapılan incelemede Mahkemece Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesine dayanıldığı, bilirkişi raporlarında dairenin gerekçeli onama kararında açıklanan davacının bağımsız bölümünden yararlanmasını kısıtlayan öğelerin tam olarak belirlenmediği görülmüştür.
Mahkemece, yapılan su depolarının Kat Mülkiyeti Kanununun 42. maddesi kapsamında ortak yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yönelik ilaveler olduğu bu sebeple anılan maddede yazılı olduğu şekilde kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verilmiş bir kararın yeterli olduğu kabul edilerek bu ilavelerin davacının bağımsız bölümünden yararlanmasını kısıtlayıp kısıtlamadığı, bir kısıtlama mevcut ise bu kısıtlamanın giderilmesinin mümkün olup olmayacağı ve mümkün ise yapılması gereken işlerin ne olabileceği konusunda bilirkişilerden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği halde bilirkişi raporları yeterli görülüp zuhulen onandığı anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü ile onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının sözü edilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan onama ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 09.09.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy