(634 S. K. m. 57) (1086 S. K. m. 2)
Dava:Dava dilekçesinde devremülk hakkının tapuya tescili istenilmiştir. Mahkemece reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar:Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davaya konu edilen taşınmazlara ait tapu kayıtlarına davacının iddiasına ve hüküm altına alınmasını istediği hususlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlık devre mülk haklarının tesciline ilişkindir. Böyle bir uyuşmazlık esas itibari ile Kat Mülkiyeti Kanununun 57. maddesi uyarınca mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapının ortakları arasında söz konusu olabileceği cihetle öncelikle mülkiyetin kazanılmış olması gerekir. Bu nedenle bu aşamada davada Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanamaz.
Davacılar vekilinin 8.10.1992 tarihli dilekçesi de dikkate alındığında, dava gerçekte yukarda sözü edildiği üzere mülkiyet hakkının tespit ve tescili istemine ilişkindir. Bu nedenle, davalının davada gösterilen müddeabih miktarına vaki itirazı da dikkate alınarak HUMK.nun 2. maddesi uyarınca müddeabih miktarı saptanıp öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı belirlenmeli, mahkemenin miktar itibari ile görevli olduğu saptandığı takdirde öncelikle taraflar araındaki mülkiyet uyuşmazlığı çözümlenmeli; aksi halde davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmelidir.
Yukardaki hususlar dikkate alınmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy