(634 S. K. m. 20, 28)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanununun 28. maddesi hükmüne göre yönetim planı bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme niteliğinde olup aynı kanununun 20. maddesine göre de kat malikleri ortak gider ve avansın ödenmesinden aralarında yasanın öngördüğünden değişik bir sorumluluk ve ödeme tarzını kabul edebilirler. Dosya arasında bulunan yönetim planının 7. sayfasında yer alan 5. maddenin (g) bendine göre bağımsız bölümler oturma raporlarını aldıkları tarihten başlamak kaydıyla genel giderlere katılırlar. Yönetim planının bu hükmü iptal edilmedikçe taraflar arasında geçerli olup, dava konusu bağımsız bölümler tamamlandığı için 1991/605 esas sayılı dava dosyası üzerinde görülen Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.5.1991 günlü kararı ile irtifak hakkının 3 yıl daha uzatılmasına karar alan davalının dava konusu bağımsız bölümlerini ikmal ettirmediği ve bu suretle yönetim planında öngörülen oturma iznini almadığı ve fiilende içerisinde oturmadığı anlaşılmaktadır.
Davalının kötü niyetli olması sözleşme niteliğinde bulunan yönetim planının iptaline bir gerekçe olursa da iptal edilmedikçe bu hükmün taraflar arasında uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.
Ancak, yönetim planının bu hükmü Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi kapsamındaki genel gider ve avanslarla ilgili olup aynı parsel üzerinde birden çok blok halinde olduğu anlaşılan ana gayrimenkulün tamamlanmayan davalıya ait bağımsız bölümleri hakkında Kat Mülkiyeti Kanununun ek 3. maddesinin (b) fıkrasının son cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağı, dava konusu edilen giderlerin niteliklerinin davacıya açıklattırılması ve gerekirse bu konuda yeniden bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle belirlenmelidir.
Bu inceleme ile davalının sahip olduğu bitmemiş bağımsız bölümleri ilgilendiren masraf kalemleri belirlenip yukarda sözü edilen (g) bendi kapsamı dışında kalanlardan sorumlu olabileceği miktar saptanmalı ve ona hükmedilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.04.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy