(2942 S. K. m. 11)
Davacı Yaşar Şahin ile davalı Maliye Hazinesi aralarındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması davasına dair Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.12.1993 günlü ve 1993/548-1143 sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 17.6.1994 günlü ve 1994/6631-8333 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Takdir Komisyonu, hangi esaslara göre değerlendirme yaptığı anlaşılamayan biçimde, tapuda tarla olarak kayıtlı bulunan taşınmaza 40.000 TL/m2 değer saptamıştır. Mahkemece yapılan her iki keşifte bilirkişi kurulları taşınmazı arsa olarak değerlendirmişler ise de bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Yargıtay'ca da benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.2.1983 gün ve 1983/6126 Sayılı Kararında açıklanmış olduğu üzere bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi için imar planı içerisinde (kamulaştırmadan önce onanmış ve ayrıca kamulaştırmayı gerçekleştirmek için düzenlenmemiş olması koşulu ile) iskan sahası olarak ayrılmış bulunması, imar planı dışında ise, belediye ya da mücavir alan içerisinde, belediye hizmetlerinden yararlanan ve meskun yerler arasında kalması gerekir. Bu hususlar, ilgili belediye başkanlığından sorulup belgelendirilmelidir.
Mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan taşınmazı arsa kabul eden bilirkişi raporlarına göre karar verilemez. Dosya içerisinde bu konuda belediye başkanlığına, karar tarihinden sonra (10.1.1994) yazılmış bir müzekkere örneği var ise de, cevabı dahi dosyaya konulmamıştır.
Bundan ayrı, iki kez bilirkişi incelemesi yapılmış ise de birinci bilirkişi raporunda incelenen emsalin hiç biri emsal alınmamış, sonuçta genel nitelikteki sözlerle taşınmaza 100.000 TL/m2 değer biçilmiştir. Bu rapor, Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin 3/g bendine uygun olmadığı için geçersiz olup, bilirkişi kurulundan uygun emsal araştırması yapılarak bulunacak emsal karşılaştırılmak suretiyle ek rapor alınması gerekir. Hükme esas alındığı bildirilen ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise somut emsal alındığı anlaşılan 135 ve 354 numaralı parsellerin kamulaştırmaya esas satışlarını içeren tapu kayıtları getirtilip dosyaya konulmamış ve bu suretle rapor denetlenmemiştir.
Diğer taraftan, faize kamulaştırmanın kesinleştiği (tebliğ tarihine göre) 29.5.1993 tarihinden hükmedilmesi gerekirken, taşınmaza daha önce el konulduğuna dair hiç bir saptama yapılmadan dava tarihinden faiz yürütülmüştür.
Mahkeme kararının yukarıdaki gerekçelere dayalı olarak eksik tahkikat nedeniyle bozulması gerektiği halde zuhulen, kesin sonuç belirtilerek bozulduğu anlaşıldığından, karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile dairenin 17.6.1994 tarihli bozma kararının kaldırılmasına, onun yerine mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeyle ve bu nedenlerle BOZULMASINA, 9.9.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy