(2942 S. K. m. 38)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece dava Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre bedel artırımı davası olarak talebe uygun olarak nitelendirilmiş ve bu şekilde hüküm tesis edilmiş ise de dosya içerisinde bulunan belgelere göre dava konusu taşınmaza el atılıp baraj gölü içerisinde kaldığı 16.11.1986 tarihinden çok sonra 12.7.1988 tarihinden davacı Mürvet Fidan tarafından 365 numaralı parseldeki payı ile ilgili olarak hazine lehine yapılmış olan kaydın iptali ve adına tespiti için dava açılmış ve yapılan yargılama sonunda krokisinde işaretli 15.600 m2 lik bölümün davacı adına olduğunun tespitine karar verilmiş, dosya içerisinde malik belirlenmeden bir kıymet takdir komisyonu raporu ve davacı ile ilgisi olmadığı anlaşılan S. ve C. Fidan adına çıkarılmış bir tebligat mevcut ise de davacının bu taşınmazdaki payının önceden veya sonradan kamulaştırıldığına dair bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda öncesi 398.900 m2 olarak tamamı hazine adına tespit edilmişken daha sonra davacının açtığı dava ile 15.600 m2 lik bölüm için herhangi bir kamulaştırma söz konusu olmayıp böyle bir teşebbüs olsa bile Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi uyarınca işlemleri tamamlanmamış bir kamulaştırma söz konusu olacaktır ki bunun kamulaştırmanın var olduğu anlamına gelmeyeceği açıktır.
Bu itibarla davaya kamulaştırma bedelinin arttırılması davası olarak bakılamayacağından davacının kamulaştırmasız el atma konusunda yeni bir iddiası bulunduğu takdirde bu esaslar dairesinde gerekli tahkikat yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir;
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy