(2942 S. K. m. 11) (3194 S. K. m. 18)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonunda düzenlenen raporlar yasa hükümlerine uygun olup, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğrudur.
Kamulaştırılan taşınmazın emsaline olan üstün ve eksik yönleri belirlenip karşılaştırması yapılarak değerinin biçilmesinde ve buna göre kamulaştırma parasının arttırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda somut emsal olarak incelenen 6863 ve 5 nolu taşınmazların tapuda arsa olarak kayıtlı oldukları anlaşılmaktadır.
Bu taşınmazların, 4448 m2den ibaret olan dava konusu taşınmazın bulunan değerinden İmar Kanununun 18. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereği düzenleme ortaklık payının düşülmesi gerekip gerekmediğinin belirlenmesi bakımından, emsal taşınmazların imar düzenlemesine konu olup olmadıklarının Tapu Sicil Müdürlüğü ve İmar Müdürlüğünden araştırılması ve bu araştırma sonucunda imar parseli oldukları saptandığı takdirde sözü edilen yasa hükmü uyarınca belirlenecek oranda düzenleme ortaklık payının düşülmesi için bilirkişi kurullarından ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy