(1086 S. K. m. 409) (1587 S. K. m. 46)
Dava: Dava dilekçesinde, 10.4.1960 olan doğum tarihinin 29.1.1964 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak:
Davacı, yargılamanın son oturumuna mazeret de bildirmeden gelmemiştir. Bu durumda HUMK.nun 409. maddesi dikkate alınarak davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm tesisi doğru değildir.
Nüfus İdaresi temsilcisi her ne kadar davayı kendisinin takip etmek istediğini, esas hakkında hüküm kurularak davanın reddini istemiş ise de, Nüfus Kanununun 46. maddesindeki amir hüküm karşısında mahkemenin bir rüknü olarak davaya girmiş bulunan nüfus memurunun, HUMK.nun belirlediği anlamda bir hasım olmadığı dikkate alındığında davayı reddettirmek üzere davayı takip edeceğine dair beyanının dikkate alınmaması gerekir.
Gerçekten nüfus memurunun yasa gereği mahkemenin oluşumunda yer almış olması ona taraf niteliğini vermeyeceği gibi davanın bu şekilde reddinde de özel bir yararı olmamasına ilaveten bir kamu yararı da mevcut değildir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy