(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Hükme esas alınan her iki bilirkişi raporunda emsal alınan 52.77 m2 olan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın karşılaştırılmasında, 119.55 m2 olan dava konusu taşınmazın alanı itibarı ile onun içinde geçerli olması gereken bilirkişi beyanına göre emsal taşınmaza imar mevzuatı gereği üzerinde bina yapımı için tek başına ruhsat verilemeyeceği, komşu parseller ile tevhidi sonucu ancak üzerinde bina yapımına izin verilebileceği belirtilmiş ve her iki taşınmazın da değeri bu tevhit sonucu meydana gelecek elverişli yüzölçümündeki arsa üzerinde inşaat yapılacağı varsayımına dayanılarak belirlenmiştir.
Oysa Kamulaştırma Kanununun taşınmazların değerlendirilmesine ilişkin hükümlerine göre taşınmazın değerlendirilme tarihindeki konumu ve niteliğinin esas alınması gerekir. Bu nedenle varsayımlara dayanılarak ve taşınmazın halihazır durumları değil de ileride başka taşınmazlarla birleştirildiklerinde kazanabilecekleri nitelikler dikkate alınarak değer belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın yüzölçümü itibariyle arzettiği imar bakımından kısıtlılık durumu değerlendirilmek ve buna göre fiyat saptanmak üzere bilirkişi kurullarından ek raporlar alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Diğer taraftan MEB, Harçlar Kanununun 13/j maddesine göre harçtan muaf olduğu halde harç yükletilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy