(634 S. K. m. 10, 12)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın kat mülkiyetine çevrilmek suretiyle giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece ortaklığın satış yolu ile giderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece, kat mülkiyetine çevrilmek suretiyle paydaşlığın giderilmesine ilişkin istem, bilirkişi raporuna dayanılarak bağımsız bölümler arasında rant farkı bulunduğu, bu nedenle tarafların anlaşmaları gerektiği, oysa böyle bir anlaşmanın gerçekleşmediği gerekçesiyle ret edilerek taşınmazın satışına karar verilmiştir.
Dava konusu zemin üzerinde iki adet bina mevcut olup bunlardan birisinin betonarme ve kat mülkiyetine çevrilmeye elverişli nitelikte olduğu, diğerinin ise bir bilirkişi raporuna göre ahşap, diğer rapora göre ise kargir olduğu belirtilmiştir.
İzaleyi şüyuu davaları tarafların taşınmazı paylaşmada anlaşamamaları ya da taşınmazın paylaşılabilir nitelikte olmadığı hallerde açılır. Bu bakımdan paydaşların anlaşamadıkları gerekçesiyle, Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kat mülkiyetine geçiş suretiyle paydaşlığın giderilmesi istemi ret edilemez. Bağımsız bölümler arasında büyük değer farklılıkları bulunması halinde dahi sözü edilen yasa hükmü gereğince payların ödenecek ivazlar yoluyla denkleştirilmesi mümkündür.
Bu nedenle mahkemece her iki binanın da Kat Mülkiyeti Kanununun 50. maddesinin 2. fıkrası hükmü dikkate alınarak kat mülkiyetine elverişli niteliklerde olup olmadıkları saptanmalı bundan sonra da, Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesindeki belgeler de düzenletilip sağlandıktan sonra bağımsız bölümlere değerlerine göre arsa payları tahsis edilip ve gereken hallerde de ivaz ilavesi suretiyle değer dengesi sağlanıp bağımsız bölümler paydaşlara ayrı ayrı tahsis edilmeli ve bu suretle taraflar arasındaki paydaşlık kat mülkiyetine geçilmesi suretiyle giderilmelidir;
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy