(634 S. K. m. 19) (2981 S. K. m. 16)
Dava: Dava dilekçesinde projeye aykırılıkların giderilmesi ve kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi hükmüne ve bu konudaki yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre, kat malikleri, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat ve onarım yapamayacakları gibi, mimari projeye aykırı olarak, binanın dış görünümünde değişiklik doğuracak tadilatta yapamazlar.
Mahkemece, 3- 5- 6- 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin, ana gayrimenkulün mimari projesine aykırı olarak mutfak balkonlarının kalıcı biçimde kapatılıp mutfağa katıldıklarını 6-7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin ayrıca oda balkonlarının da kapatılıp odalara katıldığı saptanmış, mahkemece araştırılmamış olmakla beraber iddiaya göre katılan bu bölümlere radyatörlerde konulmuştur.
Bilirkişinin incelediği mimari proje üzerinde, oda ve mutfak balkonlarının kapatılmasıyla ilgili tadilat ve bu tadilata ilişkin onay bulunduğu saptanmış ise de, yukarıda açıklandığı gibi bu onayın, Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin amir hükmü gereği bütün kat maliklerinin muvafakatine dayandırılmış olması zorunluluğu vardır. Bu husus araştırılıp saptanmadan, projede tadilat olduğu gerekçesi ile dava reddedilemez. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sözü edilen imar affı yasaları, Kat Mülkiyeti Kanununun öngördüğü tüm kat maliklerinin rızasını bertaraf etmez. Bu yasa hükümleri özel kanundaki rıza koşulunun gerçekleşmesi halinde, idarece onay verilmesini öngörür. Bunun istisnası, yasa hükmünde açıkça yer almış olduğu üzere, 2981 sayılı yasanın 16. maddesine 3290 sayılı Kanunla eklenen fıkra dahi, kat irtifakı tesis edilmiş olan binalarda kazanılmış bağımsız bölümün, kat irtifakı maliklerinin rızası aranmaksızın, bedeli karşılığında arsa payı verilmek suretiyle tescile karar verilebileceğine dair haldir.
Mahkemece, yukarıdaki hususlar dikkate alınarak varlığı saptanan mimari projeye aykırı durumların, varlığı bildirilen tadilat onayının alındığı tarihte tüm kat maliklerinin muvafakatine dayandırılıp dayandırılmadığı ve ayrıca balkon kapatılmak suretiyle kazanılan yerlere kalorifer tesisatı kurulup kurulmadığı da saptanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yasa hükmüne yanlış anlam verilerek eksik bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy