(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmaz şeftali bahçesi olarak değerlendirilmiş ise de, tespit raporuna göre irtifak hakkının geçirildiği yerde 36 adet bağ omcası mevcut olup, bu karakteri itibariyle taşınmazın bir bölümünün şeftali bahçesi, diğer bölümünün ise bağ olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanması kapsamında taşınmazın bu dikili unsurlara göre değerinin bulunması ve bundan sonra irtifak hakkının taşınmazda meydana getireceği kıymet düşüklüğü saptanarak kamulaştırma bedelinin bulunması gerekirken 1. bilirkişi raporunda bu hususun dikkate alınmamış olması; 2. bilirkişi raporunda ise taşınmaz üzüm bağı ve şeftali bahçesi olarak kabul edilmiş. ancak taşınmazın ne kadarının şeftali bahçesi ne kadarının üzüm bağı olduğu konusunda herhangi bir saptama yapılmadan yarı yarıya dikilmiş gibi hesap yapılmıştır. Taşınmazın halihazır durumu itibariyle ve olduğu gibi kullanılması dikkate alınarak değerinin belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Taşınmaz şeftali bahçesi ve üzüm bağı olarak değerlendirildiğine göre dekar başına üretim, üretim maliyetleri ve satış fiyatlarına ilişkin bilgilerin itiraza rağmen resmi mercilerden (Tarım Müdürlüğü, Tarım Odası gibi) getirtilip dosyaya konulmamış olması,
3-Kamulaştırma Kanununun 11. maddesi hükmü uyarınca taşınmazın olduğu gibi ve fiili durumuna uygun olarak değerlendirilmesi gerekli olup değer düşüklüğünün de buna göre hesaplanması gerektiği dikkate alınmadan, şeftali bahçesi ve üzüm bağı olarak kullanıldığı anlaşılan taşınmazın boru hattının geçirildiği yerde ağaç dikilemeyeceği, zirai amaçlı inşaat yapılamayacağı, ayrıca doğalgaz boru hattında meydana gelebilecek arızalar nedeniyle risk doğacağı kabul edilerek taşınmazdaki değer kaybı taşınmazın yüzölçümüne göre %6 gibi çok yüksek oranda saptanmıştır. Oysa taşınmazın mevcut niteliği ve doğalgaz boru hattının toprağın altından geçirildiği, ileride doğabilecek arızalar nedeniyle meydana gelebilecek zararın ayrıca tazmine konu olabileceği hususları dikkate alınarak bu oranın makul bir düzeyde tutulması gerekirken irtifak hakkının geçirildiği yerin mülkiyet kamulaştırması yapılması halinde ödenecek bedele yakın değerde yüksek meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy