(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin artırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dava tamamı 6388 m2 olan dava konusu taşınmazın 300 m2.'sinde geçici, 550 m2.'sinde daimi irtifak hakkı tesis edilmiş olması nedeni ile açılan bedel arttırımı davasıdır. Takdir komisyonu raporunda irtifak hakkının geçirildiği bölüm üzerinde bulunup kesilmesi gereken 23 adet incir, 26 adet şeftali, 1 adet dut ve 1 adet de vişne ağacı bulunmaktadır. Taşınmazın geri kalan bölümünde ağaç olup olmadığı varsa hangi ağaçların bulunduğu takdir komisyonu raporunda belirtilmediği gibi keşifte ve bilirkişi raporlarında da açıklanmamıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın tamamının şeftali bahçesi olduğu kabul edilerek şeftali ağaçları da dahil olmak üzere şeftali geliri üzerinden arazinin değeri belirlenmiş, ancak irtifak hakkının geçtiği yerde mevcut olduğu bildirilen şeftali ağaçları dışında kalan yukarda sözü edilen meyveli ağaçlara da ayrıca değer verilmiştir.
Taşınmazın tamamının şeftali bahçesi olarak değerlendirilmesi için Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin f bendinde yer alan ilke gereği taşınmaz üzerinde ona şeftali bahçesi niteliğini verecek sayıda şeftali ağacının bulunması gerekir. Bu husus saptanmadığı gibi, irtifak hakkının geçtiği 550 m2 üzerinde şeftali ağaç sayısı ile diğer meyveli ağaç sayısı eşite yakın sayıda bulunduğu dikkate alındığında, bunun tüm taşınmazın niteliği bakımından bir örnek kabul edildiği takdirde taşınmazın karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Değerlendirme bu şekilde yapıldığı takdirde şeftali dışındaki meyve ağaçlarına ayrıca değer verilmesinin sözkonusu olmayacağı açıktır.
Bu nedenle mahkemece gerekirse yeniden keşif de yapılarak taşınmazın gerçek niteliği ve üzerinde dikili bulunan ağaçların cins ve sayısı, değerlendirmeye esas olacak unsurlar bakımından belirlenmeli ve buna göre bilirkişi kurullarından alınacak ek raporlara göre hüküm kurulmalıdır.
2-Bundan ayrı, taşınmazın değeri bilimsel metotla belirlendikten sonra tesis edilen irtifak sebebi ile taşınmazdaki kıymet düşüklüğü hesap edilirken 11. maddenin f bendindeki ilke gereği taşınmazın halihazırdaki durumuna ve kullanma biçimine göre uğranılacak kıymet düşüklüğünün belirlenmesi gerektiği cihetle şeftali bahçesi olarak kabul edilen taşınmazın irtifak hakkına konu olan bölümünün kavak ağacı, meyve gibi yüksek gelir getiren ağaçların dikilemeyeceği, ahır, depo gibi bina yapılamayacağı, arıza vukuunda ekili mahsule zarar verilebileceği (ki böyle bir zarar vukuunda bu zararın ayrıca tazmini söz konusu olacaktır) gibi nedenlere dayanılması ve bu suretle toprağın altından da geçirildiği anlaşılan boru hattı sebebi ile değer düşüklüğünün yüksek oranlara çıkarılması da doğru değildir.
3-Faize taşınmaza el konulmadığı halde kamulaştırma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken daha önceki bir tarih olan dava tarihinden itibaren hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy