(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde güneş enerjisi sistemi konmasının engellenmesinin meni istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı S. B. tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, binanın inşaat tarzı ve halihazır durumu dikkate alınarak tüm bağımsız bölüm maliklerinin güneş enerjisinden yararlanmak üzere bu sistemi üzeri kiremitle kapalı olduğu anlaşılan çekme katın üzerine kurmaları halinde binanın statiğine ve çatıya zarar verip vermeyeceği hususu incelenmemiştir. 98 m2'den ibaret olduğu anlaşılan kiremit kaplı çatı üzerine bu sayıdaki güneş enerji sistemi kurulduğu takdirde binanın statiğini ve çatıyı ne suretle etkilediği konusunda rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.1.1995 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Yazısı
Kat Mülkiyeti Kanununun 4/c maddesine göre ana yapının çatısı ortak yerdir. Bu çatı ahşap üzeri kiremit veya başka cins örtülü olabileceği gibi, düz teras dam şeklinde de olabilir. Şekil açısı dışında aynı mahiyette olup, aynı hükümlere tabi yani malikler bu ortak yerde arsa payı kadar malik olup, aynı pay nisbetinde kullanma hakkına sahipdirler. Bu sabit olmayan ve devamlılık arzetmeyen bir kullanma şeklidir. (634 sayılı Kanunun 16. maddesi) Kullanma biçimi sabit hal alıp, devamlılık arzettiği ve işlem tesis mahiyetini aldığı takdirde, yasanın 19. maddesine göre diğer kat maliklerinin verecekleri rıza ve muvafakata ihtiyaç vardır. Ayrıca yapılan tesisin, yaptıranın arsa payı karşılığını mesaha olarak geçmemesi, diğer maliklere aynı şekilde saha ayrılabilinmesi ve tamamının ağırlıkları nedeniyle binanın statiğine etki ve zarar yapmaması gerekir.
Olayda kapalı çatı üstüne yapılan ve sabit tesis niteliğinde bulunan güneş enerji sisteminin birbirine bağlı döşenmiş alet ve araçlar olup, komple bir tesisat mahiyetini aldığı ayrıca soğuk suyun çıkışı ve sıcak suyun inişini sağlıyan boruların geçiş yerleri itibariyle tavan, taban veya havalandırma boşluğu ve ortak duvar gibi yerlerden de geçmesi gereken bir sistem olduğuna göre davacının ve davada bulunmayan bir kısım kat maliklerinin rızası bulunmadığı için, diğer şartların aranmasına da gerek yoktur. Sistemin çağa uygun olması ise 19/2 maddedeki rıza şartının görmemezliğe gelinmesini gerektirmez. Mahkeme bağımsız bölüm malikleri yerine geçerek muvafakat ve rıza verip hukuki engellemeyi ortadan kaldıramaz. Bir kısım davalıların güneş enerjisi sistemi kurmuş olmaları da karara gerekçe yapılamaz. Çünkü, davacının herzaman bu sistemler hakkında dava açarak menettirmesi mümkündür. Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiğinden rıza şartını aramayan ve tahkikatı yeterli görmeyen çoğunluk kararı gerekçesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy