(1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, gereği düşünüldü.
Karar: Mahkeme heyetince aynı gün aynı dosyadan, bir bölümü belediye sınırları içinde, diğer bölümü de belediye sınırları dışında olan taşınmazlar üzerinde yapılan keşif için, ayrı ayrı yol giderleri ve tazminatı alınmaması gerekli ise de, bu husustaki uyuşmazlığın Harçlar Kanununun 34. maddesi kapsamında olması ve görülmekte olan davanın sonucuna doğrudan etkili bir unsur olmaması nedeniyle bozma nedeni sayılmamış, fazladan alınan meblağın ilgililerince iadesi gerektiğine değinilmekle yetinilmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonunda düzenlenen raporlar yasa hükümlerine uygun olup, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğrudur.
Kamulaştırılan taşınmazın emsaline olan üstün ve eksik yönleri belirlenip karşılaştırması yapılarak değerinin biçilmesinde ve buna göre kamulaştırma parasının arttırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 4/2 maddesi gereğince davalı idare avukatı tarafından aynı konuda ondan çok dava takip edildiği dikkate alınarak davalı yararına takdir edilen avukatlık ücretinde yarı oranında indirim yapılması gerekirken tam avukatlık ücreti verilmesi doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Sonuç: Hüküm fıkrasının 3 nolu paragrafında yer alan "1.629.000" rakamı yerine "814.500" rakamının yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 4/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 50.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye onama harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 20.9.1994 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Bir işlem yapmak için makamından uzaklaşan Hakim, katip ve mübaşir ve diğer ilgililere yol giderinden başka, yol tazminatı verilir. Bu iş (keşif - istinabe vs. gibi) belediye sınırları içinde yapılacak ise farklı, belediye sınırı dışında ise farklı ücret ödenir. (492 Sayılı Kanunun 34/1-2 Mad.) İş birden fazla ise, gidilen yere göre ayrı ücrete tabi tutulur. Ancak bir ihtilafı halletmek için gidilen keşif, iş gününü taşmamak kaydıyla tek iş sayılır. Olaydaki gibi kamulaştırmayla ilgili ihtilafı halletmek için yapılan keşifte, dava konusu taşınmazın belediye hudutları içerisinde, emsal taşınmazların belediye hudutları dışında oluşu sebebiyle ve tek işlemle keşif devam edip bitirildiği halde sanki ayrı ayrı iki iş yapılmış veya taşınmazlara ayrı ayrı keşiflerle gidilmiş gibi, iki ayrı ve farklı ücret tayin ve tespiti 492 S.K. 34/3 maddesinin lafsına ve ruhuna aykırıdır.
Yargıtay mahkeme kararlarının usul ve esastan yasalara uygunluğunu denetlemekle görevli olduğuna göre; her üç keşifte mükerreren yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesini, yanlış ve fazladan alınan ücretlerin tarafların yararına olarak iadesini sağlamakla görevlidir.
Mahkeme kararının bu yönden bozulması gerekirken sadece ikaz eden ve infazı da mümkün olmayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy