(2942 S. K. m. 21, 23) (818 S. K. m. 103) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili karşı dava ile tapu iptali- tescil istenilmiştir. Mahkemece davaların kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kamulaştırma Kanununun 21. maddesi, kamulaştırmayı yapan idareye kamulaştırmanın her aşamasında kamulaştırmadan vazgeçme hakkını vermiş, ancak bu davada varit olmamakla beraber vazgeçme halinde dava giderleri ile harç ve vekalet ücretinin idarece ödenmesi öngörülmüştür.
Vazgeçme hakkının kullanılması sebebiyle davanın konusuz kalması nedeniyle önceden ödenen kamulaştırma bedelinin ödenmesi gerekir. Mahkemece iade istemi yasaya uygun olarak yerinde görülmüş ancak faiz ile icra tazminat istemleri reddolunmuştur.
Yasanın 21. maddesinde 23. maddede olduğu gibi, faizle ilgili bir hüküm bulunmadığı için genel hükümlerin uygulanması gerekir.
Borçlar Kanununun 103. maddesine göre bir miktar paranın tediyesinde temerrüt eden borçlu faiz ödemek durumundadır. Olayımızda, daha önce bir ihtar yapılmadığı için davalının ve karşılık davacının bu konudaki ödeme emrinin tebliğ tarihinde başlar.
İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi hükmüne göre de, tebliğ edilen ödeme emri üzerine ihtilafsız kamulaştırma bedelini ödemek zorunda olan davalı- karşılık davacı itiraz etmiş olup yargılama sonunda bu itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiş olduğuna göre sözü edilen yasa maddesinde belirtildiği üzere icra tazminatına da hakkında takibin devamına karar verilen asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda yukarıdaki esaslar dikkate alınarak mahkemece davalı ve karşılık davacının mütemerrit olduğu tarih saptanarak asıl alacağa bu tarihten faiz yürütülmesine ve ayrıca asıl alacak üzerinden icra tazminatına hükmedilmesi gerekirken varit olmayan gerekçelerle bu istemlerin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy