(818 S. K. m. 396, 398) (1086 S. K. m. 68)
Dava: Dava dilekçesinde 15.000.000 TL. nin istirdaden faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz istemi mahkemece süre yönünden reddedilmiş ve yine bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkeme kararı davalı vekiline 21.4.1994 tarihinde tebliğ edilmiş olup temyiz dilekçesi yeniden atanan vekil tarafından mahkeme kaleminde 31.5.1994 tarihinde verilip kaydedilmiş olduğuna göre temyiz süresinde değildir.
Daha sonra dosyaya konulan belgelerden anlaşıldığına göre kendisine tebliğ çıkarılan davalı vekilinin 31.1.1994 tarihinde davalı müvekkil tarafından vekaletten azledildiği belirlenmiş ise de, davası kısmen kabul edilen davacı mahkeme kararını tebliğe çıkarmak üzere mahkeme kalemine geldiğinde bu bilgilere ilişkin belgeler dosya içinde bulunmadığı için tebligatı vekil bilinen azledilmiş avukata çıkarttırmıştır. HUMK. nun 68. maddesi hükmü de dikkate alınarak azilden haberdar olmayan ve dosyaya bu konuda herhangi bir belge ibraz edilmediği için azle muttali olmayan davacının bu konuda herhangi bir yasal yükümlülüğü de bulunmadığından, herhangi bir sorumluluk varsa azleden müvekkil ile azlolunan vekil arasındaki ilişki kapsamında mütalaa edilmelidir.
Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı mahkemece saptanmıştır.
Sonuç: Bu nedenle temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun bulunan red kararının ONANMASINA, 29.09.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy