(743 S. K. m. 26) (1587 S. K. m. 16)
Dava: Dava dilekçesinde velayet altındaki çocukların isimlerinin değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı çocuklarının dava dilekçesinde değiştirilmek istenen isimlerle çağrıldıklarını, yeminli şahit beyanları ve mahkemenin resen şahit olarak dinlediği öğretmenlerinin beyanlarından anlaşılmaktadır.
Yargıtay uygulamalarına göre kişinin çevresinde tanındığı ve çağrıldığı isme kayden de sahip olması Medeni Kanununun 26. maddesindeki haklı nedenin varlığına kanıttır.
Bu durumda Nüfus Kanununun 16. maddesindeki kapsamında da bulunmayan bu isimlere göre davanın kabulü gerekirken mevcut isimlerin örf ve adetimize aykırı ve küçük düşürücü olmadıkları gerekçesi ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.9.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy