(634 S. K. m. 20, 42)
Dava: Dava dilekçesinde yakıt bedelinin davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanununa 5.2.1992 gün ve 3770 sayılı Kanunla eklenen fıkralar hükümlerine göre ortak kaloriferli olan ısınmanın doğalgaz kullanılmak maksadıyla ferdi ısınmaya dönüştürülmesi kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır.
Kat malikleri kurulunca bu konuda alınan 30.4.1992 tarihli karara 10 bağımsız bölüm maliki ile 3 bağımsız bölüm maliklerinin vekilleri olmak üzere 13 kat maliki katılmış, karar metninde değişik bir ifade kullanılmış olmasına rağmen karar sonundaki imzalardan ve kararın 1. sayfasında olumsuz oy kullandıkları belirtilenlerden anlaşıldığına göre 20 bağımsız bölümden oluşan ana gayrimenkulde katılan 13 kişiden 9'u olumlu 4'ü ise olumsuz oy kullanmışlardır. Bu durumda yasanın öngördüğü koşul bağımsız bölüm maliki sayısı açısından gerçekleşmemiştir.
18.5.1992 tarihinde 12 bağımsız bölüm maliki toplanmış ve oybirliği ile verdikleri kararda her ne kadar 30.4.1992 tarihli karara yollamada bulunulmuş ise de, bu yollama bir karar niteliğinde olmadığı için yukarıda sözü edilen yasa hükmü uyarınca alınmış geçerli bir karar değildir.
Davalılar her ne kadar kat malikleri kurulu kararı veçhile doğalgaz tesisatını kendi bağımsız bölümlerinde kurmuşlarsa da, dosya içeriğinden, doğalgazın henüz ana gayrimenkule girecek aşamaya gelmediği ve ne zaman geleceğinin de bilinmediği anlaşılmaktadır.
Bir ana gayrimenkulde hem merkezi ısıtma, hem de ferdi ısıtmanın bir arada bulunmasının söz konusu olamayacağı, zorunlu olarak merkezi kalorifer sistemindeki arızaların giderilerek eski ısınma sistemine dönülmüş olduğu ve esasen doğalgazın da henüz binaya giriş yapmadığı dikkate alındığında, davalıların kurulmuş ve çalışmakta olan bu sistemden yararlanmadıkları (Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi c bendi hükmü gereği) gerekçesiyle ortak ısınma için yapılan giderlerden muaf olmamaları gerekir.
Bu durumda davanın kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde redde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy