(743 S. K. m. 26)
Dava: Dava dilekçesinde Z. olan anne isminin F.Z. olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ölü anasının, ibraz ettiği belgelerde (eski tip nüfus kağıdı da dahil olmak üzere) isminin F.Z. olmasına karşın nüfusta F. olarak yazılı olduğunu bu sebeple kayıttaki F. isminin F. Z. olarak tashihini istemiş, bu yönde kanıtlar göstermiş ve kanıtlar mahkemece toplanmıştır.
Mahkemece dava, isim değiştirilmesinin kişiliğe bağlı haklardan olup, böyle bir davanın yalnız isim sahipleri tarafından açılabileceği, davacı annesinin ölü bulunduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Medeni Kanunun 26. maddesi, kişinin kendi isminin değiştirilmesi keyfiyetini öngörmüş ve bu dava kişiliğe sımsıkı bağlı hakkın kullanılması niteliğinde ise de, incelenen dava bu madde kapsamında olmayıp, davacının kendisi ile ilgili olarak nüfus kütüğüne geçmiş bir kaydın (anası adı kişinin kimliğinin bir unsuru olduğu cihetle) düzeltilmesidir. Bu nedenle davacı hukuki yararını (Medeni Kanunun 26. maddesinde öngörülen şekilde haklı nedeni değil) kanıtladığı takdirde toplanan deliller de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
Mahkemece davalı hukuki yararı konusunda isticvap edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy