(743 S. K. m. 1, 74)
Dava: Davacı Haydarpaşa Numune Hastanesi Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Vakfı tarafından açılan vakıf senedinde değişiklik yapılması davasına dair Üsküdar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.12.1993 günlü ve 1989/882-1993/1023 sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 7.6.1994 günlü ve 1994/6087-7737 sayılı ilama karşı davacı Vakıf vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Bozma ilamında da dolaylı olarak açıklandığı gibi, ayrı ayrı iradelere bağlı düzenlemelerde kurulan vakıflara ait malların bir araya getirilip aynı amacın gerçekleştirilmesine yönlendirilmeleri yasa, tüzük ve vakıf senetlerindeki koşulların birlikte gerçekleşmiş olmasına bağlı olup, Hukuk sistemimiz diğer bazı tüzel kişiliklerle ilgili düzenlemelerin aksine, Vakıfların birleştirilmesini kabul etmemiş ve bunun doğal sonucu olarak bunlarla ilgili bir hüküm yasalarımızda yer almamıştır. Yasada bu konuyu düzenleyen bir hüküm bulunmaması, kanun koyucunun bu konuyu ihmal ettiğinden ya da uygulamada doğabilecek boşlukları görmediğinden değil, aksine yasal olarak kurulmuş ve faaliyetlerine sağlıklı biçimde devam eden vakıfların, iradi birleşmelerini uygun görmemesinden kaynaklanır. Gerçekten, sistemimize göre bir vakıf kurulup vakıf senedi ve yasa hükümleri uyarınca faaliyete başladıktan sonra vakfedilen mallar, kurucuların veya yöneticilerinin iradesine tabi olmaktan çıkar, yasa ve tüzük hükümleri meriyete girer. Örneğin vakfeden vakıftan cayamaz, yasada öngörülen koşulların varlığı halinde mahkeme kararı olmadıkça vakfın amacını değiştiremez, vakfedilen mallar yerine başka malları ikame edemez. Vakfı bu şekilde düzenleyen yasa hükümleri karşısında, vakıfların birleştirilmesinin de söz konusu olmayacağı ve yasa koyucunun böyle bir düzenlemeye gitmiş olamayacağı açıktır. Bu durumda yasa boşluğundan da söz edilemeyeceği için, Medeni Kanunun 1. maddesine dayanılarak, yasanın zımnen yasakladığı bir oluşuma olanak sağlanamaz. Ayrıca, mahkemenin tescil ile ilgili olarak yasanın 74. maddesiyle verilen görev ve yetkisi de aşılamaz.
Dosyaya örnek olarak ibraz edilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.10.1982 gün ve 1982/6976-9458 sayılı kararı ise, sonuç bakımından anlaşılacağı üzere, konuyu yalnız yasanın 77/A maddesi kapsamındaki vakıflar yönünden ele almış ve yalnız bu tür vakıflarda varlığı mümkün olabilecek koşulları dikkate alarak birleşmeye cevaz vermiş olup bu kararın, karara konu olan maddi olayın özelliği itibariyle verilmiş olduğu açıktır;
Sonuç: Bu itibarla ve düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında açıklanan gerekçelere göre düzeltme dileğinde ileri sürülen sebepler HUMK'nun 440 ıncı maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymadığından vaki düzeltme isteğinin REDDİNE ve 234.000 lira para cezası ile 121.600 TL. karar düzeltme ret harcının düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, 09.09.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy