(634 S. K. m. 47)
Dava: Dava dilekçesinde men'i müdahale, eski hale getirme ve karşı dava ile kat mülkiyeti kaydının terkini istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- Bahçede yapılan dükkanlar projeye aykırı ve diğer malikin muvafakatine dayalı bulunmadığından bunların yıkılması suretiyle vaki müdahalenin önlenmesinde ve Kat Mülkiyeti Kanununun 47. maddesinin 1. fıkrası hükmü dikkate alındığında henüz 3 katı ayakta duran ve kullanılmakta olduğu anlaşılan ana gayrimenkulün tümünün harap olduğu söylenemeyeceğinden kat mülkiyetinin sona erdiği iddiası varit olmayıp davacının bu konudaki istemlerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Kat Mülkiyeti Kanununun 47. maddesindeki diğer hususların kat malikleri arasında çözümlenmesi gerekli olup bu konulardaki uyuşmazlık dava konusu edilmediğinden mahkemece bu hususları içeren biçimde karar verilmesi de söz konusu değildir.
2- Ana binanın yıkılma istidadında olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle yıkılmış bulunan katların yeniden inşası, yıkımdan artan bodrum, zemin ve 1. kat üzerinde mümkün olmadığı bilirkişi kurullarınca tespit edildiğinden, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde görülmemişse de, dosya arasında bulunan İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/217 D.İş dosyasındaki tespit raporuna göre davalı taraf, binanın zemin ve bodrumunu kendisine ait komşu parseller üzerinde inşa edilmiş binalarla birleştirip burayı pasaj olarak kullandığı anlaşıldığına göre bu husus halen kayden devam etmekte olan kat mülkiyeti rejimine aykırı olduğu cihetle davalının saptanan bu kullanımları sebebiyle de müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi gerekip gerekmediğinin saptanması bakımından sözü edilen tespit dosyasındaki hususların araştırılmamış olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy