(2762 S. K. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde davalı vakfın olağanüstü kongreye icbarı istenilmiştir. Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vekili Av. M. Aytemiz geldi. Aleyhine temyiz olunan davacılar adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Davalı İskenderun Rum Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı'nın cemaatinden olduğunu ileri sürerek dava açan şahıslar, vakıf yönetiminin, cemaatin olağanüstü toplantı yapmak üzere 400 cemaat üyesinin vaki başvurusunu dikkate almayarak vakıf genel kurul toplantısını yapmadıklarını ileri sürerek seçim gündemli vakıf genel kurul kongresinin yapılmasını istemişlerdir.
Hakim, yalnız kamu kurumu niteliğindeki kamu kuruluşları, siyasi parti organları seçimlerinde görevlendirilmiş bulunan, 298 sayılı Seçimin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanuna göre kurulmuş bulunan İlçe Seçim Kurulunun Başkanı sıfatı ile seçimlerin bizzat hakimin yönetim ve denetimi altında yapılmasına karar vermiş, bu yönde işlem yapılmış ve sonuç itibariyle seçim işlerinin kayyım heyetince tamamlandığı, yapılacak işlemin de kalmadığı, seçimin de yapıldığı tespit edildiğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davalı vakıf yönetimi yapılan tüm işlemlerin yasaya aykırı olduğu yasaya göre mahkemenin seçimleri yapma vazifesi olmadığı gerekçesi ile kararı temyiz etmektedir.
Davalı vakıf, Vakıflar Kanununun 1. maddesinde sözü edilen cemaat vakıflarından olup cemaatler, üyeleri tarafından seçilen kişi ve heyetlerce yönetilir, yine bu madde hükmüne göre bu vakıflar ilgili makamlar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından denetlenir. Yasanın bu hükmü karşısında aslolan cemaat üyelerinin vakfı yönetmeleri olduğuna ve yukarıda özetlenen istemle mahkemeye başvuru yapıldıktan sonra vakıf yönetim kurulu (mütevelli heyeti) vakıf cemaatini seçim yapılmak üzere toplantıya çağırdığına, gündemini belirleyip gazetede ilan yapmak suretiyle başvurunun amacını gerçekleştirmeye yönelik teşebbüslerde bulunduğuna göre konusu kalmayan istemin reddine karar verilmesi gerekirken yasa ile öngörülen görev sınırları aşılarak bu teşebbüsün ihtiyati tedbir ile durdurulması, yönetimde boşluk olmadığı halde bir kayyım heyeti tayin edilmesi İlçe Seçim Kurulu Başkanı sıfatı ile davaya bakan hakimin seçim yapması ve ondan sonra seçimin gerçekleştiğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Vakfın yönetimi cemaate, denetimi de Vakıflar Genel müdürlüğüne ve İçişleri Bakanlığına ait iken bu mercilerin genel hükümler dairesinde ihtilafı çözümlemesi için mahkemeye herhangi bir başvuruları bulunmaması nedeniyle mahkemenin dilekçeyi bu yönlerden reddetmesi gerekirken tahkikata devam edilmesi ve yukarıda açıklandığı gibi istenen toplantının gerçekleşmesi için teşebbüse geçilmiş iken ihtilaf dahi çözümlenmiş duruma geldiği halde seçimin mahkemenin yönetimi ve denetimi altında yapılması doğru görülmemiştir. Mahkemece dilekçenin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 100.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy