(2004 S. K. m. 32, 67) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Davada, taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüzlerin önlenmesi hakkındaki 3091 sayılı Kanun uyarınca verilmiş bulunan men kararında hüküm altına alınan masrafların tahsili için yapılan icra takibine borçlunun vaki itirazının kaldırılması ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu istemin kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu masrafların içerisinde yer alıp hüküm altına alındığı karar, 3091 sayılı Kanunun 17. maddesi kapsamında olup, bu maddenin son fıkrası hükmü uyarınca kararın masrafların tahsiline ait fıkrasının "icra dairesince yerine getirilir" hükmü yer almakta olduğuna göre, bunun bir ilam hükmü kabul edilerek İcra ve İflas Kanununun 32 ve sonra gelen maddeleri hükümlerine tabi olduğu dikkate alınmamıştır.
Bu durumda, mahkemece tıpkı diğer ilamların infazı ile ilgili hükümler uygulama olanağı bulunmayan aynı Kanunun 67. maddesine dayanılarak esas hakkında hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.03.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy