(2942 S. K. m. 17)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kamulaştırma Kanununun 17. maddesi hükmüne göre tescil kararı verilebilmesi için tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurulmamış veya bu konuda açılan davaların kesin olarak sonuçlanmamış olması gerekir. Dosya içerisinde bulunan Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/49- 1984/75 sayılı karar örneğinden anlaşıldığına göre davacılardan Nuriye U., Mehmet U. ve Suat U. da dahil olmak üzere kamulaştırılan taşınmazda paydaş olan kişiler hakkında sözü edilen yasa hükmüne göre 16.8.1981 tarihinde tescil davası açılmış dava 27.2.1984 tarihinde sonuçlanmış ve bu karara dayanılarak 15.2.1985 tarihinde tapuda işlem yapılıp taşınmaz mülkiyeti davalı idareye tescilen geçmiş bulunmaktadır.
Kamulaştırmanın her yönden kesinleşmiş olduğu kabul edilerek verilen bir hüküm ve hükme dayanılarak gerçekleşmiş bir tescil işlemi varken kamulaştırma işleminin henüz kesinleşmediği kabul edilerek bedel artırımı davasının her ne sebeple olursa olsun süresinde açıldığının kabulüne yasal olanak bulunmadığı dikkate alınmadan davanın yazılı olduğu şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine göre kesinleşip infaz edilen tescil kararı yasal yollarla iptal edilmedikçe bedel artırımı davası açılamaz.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy