(2942 S. K. m. 13, 25)
Dava dilekçesinde ihtilafsız kamulaştırma bedelinin faizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
Kamulaştırma Kanununun 13. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre kamulaştırma kararı üzerine taşınmazın takdir komisyonunca belirlenen değerine tekabül eden meblağın bir milli bankaya yatırılması ve buna ilişkin belgenin diğer kamulaştırma evrakı ile birlikte taşınmazın tespit edilen malikine tebliğe çıkarılması gerekir. Bu yasa hükmü aynı zamanda ihtilafsız bedelin muaccel olduğu günü de belirler. Bu durumda ihtilafsız bedelin tebligatın gerçekleştiği tarihte muaccel olması söz konusudur. Bu tarihten önce kamulaştırma yapılmış olması ihtilafsız bedelin o tarihte muaccel olmasını gerektirmez. Nitekim Kamulaştırma Kanunu 25. maddesine göre hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar. İdarece davacıların adreslerinin tespit edilememesi nedeniyle 2.11.1991 tarihinde ilanen tebligat yapılmışsa da dosya içeriğinden ve dosyaya getirtilen bedel artırımı sonunda verilen karar ile davacı beyanlarından bu tebligatın geçersiz olduğunun iddia edildiği anlaşılmış, davacıların müracaatı üzerine 3.9.1993 tarihinde kendilerine yeniden tebligat yapılmış ve bunun üzerine bedel artırımı davası açılmıştır.
Bu durumda davacılar ihtilafsız bedelin faizine, bu bedelin muaccel olduğu, diğer bir deyimle kendilerine geçerli tebligat yapıldığı tarihte müstahak olacaklarından mahkemece ilanen yapılan tebligat geçersiz ve usulüne uygun olmadığı kabul edilmiş olduğu takdirde 3.9.1993 tarihindeki tebligat geçerli olacağından faize de ancak bu tarihten hükmedilebilir.
Kamulaştırma Kanununun 13. maddesi ile 25. maddesi hükümleri dikkate alınmadan ihtilafsız bedel faizine, kamu yararı karar alındığı tarih esas alınarak faiz yürütülmüş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece tebligatlarla ilgili olan hususlarda gerekirse inceleme tamamlanıp, yukarıdaki esaslara göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönününde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.04.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy