(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosya içerisinde bulunan Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünün 25.4.1994 gün 94/68-115 sayılı yazısına göre dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı bölge belediye sınırları içinde olmakla beraber değerlendirme tarihi olan 23.3.1994'den önce, 15.6.1988 tarihinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nce, şehrin içme suyunu temin edecek su kapıtaj alanını oluşturmak üzere imar planı kapsamına alındığı, bu amaçla kamulaştırıldığı belirtilmiştir.
Bu durumda herhangi bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için en önemli ve ayırıcı nitelik olan iskanın bu taşınmaz üzerinde mümkün olmadığı bu sebeple arsa olarak değerlendirilmesine yasal olanak bulunmadığı sonucuna varılmalıdır. İskana yasaklanan ve umuma su sağlamak için ayrılan bir yer arsa olarak değerlendirilemeyeceğinden aynı yöredeki 660 nolu parselin paydaşı tarafından açılan davada yapıldığı gibi (4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/69 esas sayılı dosyası) taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.1.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy