(743 S. K. m. 79)
Dava dilekçesinde vakıf yöneticilerinin azilleri istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Vakıf yöneticilerinin görevden uzaklaştırılmasına dair istem, uzaklaştırılmaları istenen yöneticilerin vakıf yönetiminden ayrıldıkları gerekçesi ile mahkemece reddedilmiştir. Oysa; davanın dayanağı Medeni Kanun'un 79 ve Tüzüğün 24. maddeleri, genel olarak vakıfları kötü yönetimden korumak için görevden alınan veya uzaklaştırılan yöneticilerin bir daha hiç bir vakfın yönetiminde yer alamayacaklarını da bir yaptırım olarak öngörmüştür. Bu durumda, yöneticilerin herhangi bir nedenle vakıftaki bu görevlerinden ayrılmış olmaları mahkemenin gerekli tahkikatı yapıp hâsıl olacak sonuca göre bir karar vermesine engel olmadığı gibi, istemin reddini de gerektirmez.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy