(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan bozma ilamında yapılan bilirkişi incelemesinin ve raporların hükme esas olacak nitelikte olmadığı belirtilerek yapılması gereken işlemler açıklanmış ve değerlendirmenin ne şekilde yapılacağı ayrıntılı biçimde bildirilmiştir. Bozma üzerine bir ve üçüncü bilirkişi kurullarından alınan ek raporlarda aynı sıra numaralı (3) taşınmaz somut emsal alınmış olup, bu taşınmaz ile dava konusu taşınmazın Belediye, Hükümet binaları gibi sosyal tesislere uzaklıklarının aynı oranda yakın olması, her iki taşınmazın imar ve şehircilik açısından aynı oranda yeterli olmasının ortak yönleri olduğu bildirildikten sonra "emsalin dava konusu taşınmazın değerine katkı oranının %400 ve 600 olduğu" bildirilerek 118.788 Tl/m2 değer bulunan emsal bu katkı oranına göre %400 ve %600 ile çarpılarak dava konusu taşınmazın m2 fiyatı birinci ek raporda 475.152; üçüncü raporda ise 712.728 Tl/m2 olarak bulunmuştur.
Yasal uygulamaya göre, emsal alınan taşınmaz dava konusu taşınmaz ile karşılaştırılıp her ikisinin nitelikleri belirlenir, bu niteliklerin ait oldukları taşınmazın değerine olan katkıları saptanır ve bundan sonra emsalin dava konusu taşınmaza göre daha değerli veya değersiz olduğu oran dikkate alınarak dava konusu taşınmazın değeri belirlenerek hüküm kurulur. Bu ek raporlarda belirtildiği gibi, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazın değerine herhangi bir katkısı olması söz konusu değildir. Böyle bir katkı oranı esas alınarak dava konusu taşınmazın değeri saptanamaz. Bundan kastedilen, dava konusu taşınmazın emsale göre değer oranı ise, bu oranın ne suretle bulunduğu da açıklanmalıdır. Oysa aynı değerlendirme içerisinde her iki taşınmazın ortak yönleri sıralanırken aynı değerlerde oldukları sonucuna varılması gereken ifadeler kullanılmıştır.
Mahkemece bozma gereğini yerine getirmeyen kullandıkları ifadeler itibariyle kendi içinde çelişki yaratan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.5.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy