(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 34)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davalı kendi bağımsız bölümünün ayrı bir parsel üzerinde yer aldığını, davacı yöneticinin bu parsel üzerindeki bağımsız bölüm maliklerince seçilmediğini ileri sürerek sıfatına itiraz etmiştir. Müddeabih miktarı itibariyle, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanmasa dahi Sulh Mahkemesi görevli ise de, davacının sıfatının belirlenmesi bakımından, davacının Kat Mülkiyeti Kanununa göre aynı parsel üzerindeki kat malikleri kurulunca seçilip seçilmediği ve böyle bir seçimle göreve gelmemiş ise, davalının kat maliki olduğu parsel üzerindeki bağımsız bölümlerle siteyi oluşturan diğer parsellerin bağımsız bölüm malikleri arasında ortak yönetime ait bir sözleşme bulunup bulunmadığının araştırılmaması ve bu konuda ilgili tapu kayıtlarının da getirtilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.5.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy