(2762 S. K. m. 1, 39)
Dava: Dava dilekçesinde Vakıf mütevellisi olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Vakıflar Kanununun 39. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre 10 seneden beri mütevelliliği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık mütevelli atanmaz. Yasanın bu hükmü dikkate alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğünce mazbutiyet kararı alınmış ve bu kararın iptali konusunda açılan dava da reddedilmiş ve kesinleşmiştir. Bu suretle mazbutaya alınan vakfın bu statüsü, Vakıflar Kanununun 1. maddesi kapsamında mazbut vakıf niteliğine bürünmüş ve yönetim Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçmiştir. Vakfın mevcut statüsü tüm ilgililer için geçerli olup, davacı yukarıda sözü edilen idare mahkemesi kararının gerekçesinde yer alan bir ifadeye dayanarak, hükmü temyiz etmiştir. İdare mahkemesi kararının gerekçesinde yollamada bulunulan şimdiki davanın sonunda, dava kabul edilecek olduğu takdirde verilecek karar, davacının mütevelli olarak atanmasına yönelik olmayıp, sadece tevliyete müstehak olacağının tespitine ilişkin olabileceği, asıl atamanın Vakıflar Genel Müdürlüğüne mevdu bir görev bulunduğu ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün de mazbutaya alınması kesinleşmiş vakfa bir mütevelli atamasının söz konusu olmayacağı cihetle, idare mahkemesi kararındaki görev dışı saptamanın bir hukuki sonucu olmayacağı açıktır.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 12.6.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy