(634 S. K. m. 20, 22, ek. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde 8.250.000 TL. tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada kat mülkiyeti tesis edilmiş bulunan anagayrimenkulde, yapının ve bağımsız bölümlerin tamamının maliki olan davacı, kiracısı olan davalıdan, oturduğu bağımsız bölüme isabet eden yönetim giderlerini istemektedir.
Mahkemece Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri dairesinde inceleme yapılarak, davacının işletme projesini yapmadığı, harcama belgelerini ibraz etmediği ve istediği miktarın arsa payı ile orantılı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava apartman yönetimi adına yönetici sıfatı ile açılmış ise de davacı, davalının kiralayanı ve bağımsız bölümün maliki olup aralarında kira sözleşmesi bulunmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi hükmüne göre anagayrimenkulün ortak gider ve avansının ödenmesinden öncelikle bağımsız bölüm maliki sorumludur. Yasanın 22. maddesi kiracıyı da yönetime karşı sorumlu tutmuş ise de bu sorumluluk, kat maliki ile birlikte ve müteselsilen olup, kiracı, bu suretle ödemek durumunda kaldığı meblağı kira parasından mahsup etme hakkı olduğu gibi, sorumlu olduğu miktar da ödemekle yükümlü bulunduğu kira miktarı ile sınırlıdır.
Davacı kendisinin de yönetime karşı müteselsilen sorumlu olduğu bir alacağı yönetici sıfatıyla, tali derecede sorumlu olan kiracısından isteyemez. Davacı ile davalı arasındaki asıl ilişki kira sözleşmesi ile belirlenmiş bulunduğundan, davacı, kira akdine dayanarak ancak yönetim giderlerini isteyebileceği, böyle bir istemi konu alan dava ise genel hükümlere göre görülebileceği cihetle, görev müdeabih miktarına göre belirlenecektir.
Bu durumda davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428'nci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.6.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy