(2762 S. K. m. 39)
Dava dilekçesinde tevliyete ehil evlat olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece davacının vakfın tevliyete müstehak evladı olduğuna karar verilmiş ise de Vakıflar Kanununun 39. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesindeki 10 seneden beri mütevelliliği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık tevcih yapılamaz hükmü karşısında, vakfa en son mütevelli tayin edilen Adil Sanlı'nın 29.5.1979 tarihinde ölümünden sonra vakfa herhangi bir mütevelli atanmadığı dikkate alınarak mütevelliliğe atama yapılması da söz konusu olmayacağından davacının davada bir hukuki yararı bulunmadığı gözönünde bulundurulmalıdır.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428nci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.9.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy