(634 S. K. m. 24, 28, 29)
Dava: Dava dilekçesinde, 23.11.1994 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Dava yönetim planı ile bar olarak kullanılabileceği kabul edilen işyeri niteliğindeki bağımsız bölümün bu şekilde kullanılmasının önlenmesi için yönetim planının buna izin veren hükmünün değiştirilmesine dair kat malikleri kurulu kararının iptaline ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 28. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre; yönetim planı, bütün kat maliklerinin 4/5'inin oyu ile değiştirilebilir ise de, buna ilişkin toplantının 29. madde hükümlerine uygun olarak yapılması zorunluluğu vardır. Davalılar, her ne kadar davacının toplantıya usulüne uygun olarak çağırıldığını ileri sürmekte iseler de, kendisine gönderildiği bildirilen taahhütlü mektubun içerdiği belge davacıya göre toplantıya çağrı kağıdı olmayıp, yönetim borcunun ödenmesine dair ihtardır. Davalılar bunun aksini kanıtlayamamışlardır. Ayrıca, davacının vekili avukata toplantının tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, apartman yönetimine iletilmiş özel bir yetki bulunmadıkça genel vekaletnameye sahip avukata yapılan tebligat, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında yapılacak kat malikleri kurulu toplantıları için yeterli değildir.
Diğer taraftan, dava konusu bağımsız bölüm işyeri olup, bu niteliği itibariyle davaya konu olduğu şekilde bar olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24. maddesinin 2. fıkrasının, bu konuda getirdiği yasak, kütükte mesken olarak gösterilen bölümlerle ilgilidir. O halde, yasayı teyit eden yönetim planının değiştirilmesi, bağımsız bölüm malikine yasayla verilen hakkın kaldırılması şeklinde olup, bağımsız bölümün bar, pavyon gibi amaçlarla kullanılamayacağına dair yasak, oybirliği ile alınmadıkça geçerli olamaz.
Dükkanın iddia edildiği şekilde, bar olarak kullanılması nedeniyle diğer bağımsız bölüm maliklerine zarar verdiği ve onları rahatsız ettiği mahkeme kararında belirtilmiş ise de, davalıların bu konuda açılmış bir davaları bulunmamaktadır. Bağımsız bölümlerin kullanımında diğer kat maliklerine verilen rahatsızlık, yönetim planında bu kullanıma izin veren hükmün iptalini gerektirmez. Rahatsızlığın giderilmesi için kat maliklerine ancak dava hakkı verir.
Bu hususlar dikkate alınmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy