(634 S. K. m. 20, ek. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde karar iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, bağımsız bölümün aylık avans giderinin ve bu bağımsız bölümün cafe restorant olarak kullanılması nedeniyle işgal edilen bahçe kirasına ilişkin kat malikleri kurulu kararının iptali istenmektedir.
Mahkemece bağımsız bölümün aylık avansının belirlenmesine ilişkin ihtilafın öncelikle kat malikleri kurulunda incelenmesi gerektiğinden bu konuda karar verilmesine gerek olmadığına, restorantın uzantısı olan bahçe kirasının tespitine karar verilmiştir.
1-Bağımsız bölümün ortak giderlere mahsuben aylık avansını belirleyen karar, kat malikleri kurulunca verilmiş ve uygulanması söz konusudur. O halde ihtilafın tekrar kat malikleri kurulunda görüşülmesine gerek yoktur. Bu husus mahkemece Kat Mülkiyeti Kanununun 20 ve sonra gelen maddeleri ile yönetim planı hükümleri dikkate alınarak çözümlenmelidir. Bu nedenle bu konuda karar verilmesine gerek olmadığına dair hüküm doğru görülmemiştir.
2-Bağımsız bölümün uzantısı olarak kullanılmasına kat maliklerince izin verildiği bildirilen ortak yerlerden olan bahçeye ilişkin olarak kat malikleri kurulunca öngörülen ödenti, davalı ile yönetici arasında imzalanan 17.3.1994 tarihli protokole göre çözümlenecektir. Kat malikleri kurulunca protokole dayanılarak, öngörülen meblağ dikkate alınarak Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinden kaynaklanmayan bu uyuşmazlığın çözümü Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamında kabul edilmelidir. Çünkü bu uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu değil, protokol (sözleşme) uygulanacaktır.
O halde mahkemece yapılacak iş, öncelikle protokole dayalı bahçe kirası için öngörülen ödentiye ilişkin uyuşmazlıkla ilgili dava tefrik edilip Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmek; davacıya ait bağımsız bölümün ortak gider karşılığı avansı konusunda da Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi ve yönetim planı uygulanmak suretiyle sonuca varmak ve buna göre hüküm tesis etmek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harclarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy