(634 S. K. m. 1, 3)
Dava: Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, kat malikleri kurulunun yönetici atanmasına dair kararının iptali istendiğine göre, dava, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre tüzel kişiliği bulunmayan yönetime değil, karara katılan tüm bağımsız bölüm maliklerine karşı açılması gereklidir. Dava ekonomisi de dikkate alınarak mahkemece davacıya mehil verilip dava dilekçesi diğer bağımsız bölüm maliklerine tebliğ ettirilerek davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır.
Mahkemece bu eksiklik giderilip taraflar yasal olarak oluşturulduktan sonra esasın incelenmesine geçilmelidir.
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre kat mülkiyeti rejimi ancak bir parsel üzerinde tesis edilebileceğinden yönetici seçimine ve sair hususlara ilişkin olarak verilecek kararlar da ancak tek parsel üzerindeki kat malikleri kurulunca alınacağına dair saptama doğrudur.
Ancak; bazı hallerde ayrı ayrı parsellerin üzerinde kurulu kat mülkiyeti bağımsız bölüm malikleri site adı altında bir araya gelerek müşterek bir yönetim kurdukları görülmektedir. Böyle bir mülkiyet ve yönetim rejimi Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun değil ise de, site sakinlerinin aralarında yapmış olabilecekleri bir sözleşme ile sitelerini yönetmelerine yasal bir engel yoktur. Bu nedenle mahkemece öncelikle taraflar arasında ve tüm parseller üzerindeki bağımsız bölüm maliklerini kapsayan bir sözleşme bulunup bulunmadığı saptanmalı, iptali istenen işlemler bu sözleşme kapsamında ise uyuşmazlık Kat Mülkiyeti Kanununa göre çözümlenemeyeceğinden davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmelidir.
Yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan ve görev yönü beklenmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy