(634 S. K. m. 32)
Dava dilekçesinde muarazanın halli istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili ve dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kat mülkiyeti tesis edilmiş ana gayrimenkulde davacı bağımsız bölüm malikine tahsis edilen arsanın (bahçe) diğerlerine nazaran az olduğu gerekçesi ile ilk aşamada tahsisi yaptığı anlaşılan kooperatif aleyhine açılmıştır. Yaygın kat mülkiyetine ait yapılar tamamlanıp ferdi mülkiyete geçilip tapular da verilmiş bulunduğuna göre varlığının devam ettiği anlaşılan kooperatif böyle bir uyuşmazlıkta hasım gösterilemez. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre kat mülkiyeti kurulu ana gayrimenkullerde ana gayrimenkulün yönetimi kat maliklerine aittir. Önceden yapılmış bahçe tahsislerinde bir haksızlığın mevcut olduğu iddiası, tahsis edilen bahçeleri ve yüzölçümlerini de gösteren bir vaziyet planı bulunmadığı için öncelikle kat malikleri kurulunca çözümlenmelidir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 32. maddesinin öngördüğü düzen budur.
Kat maliklerince bu konuda verilecek karara razı olmayan kişi ancak o zaman diğer kat maliklerini (kooperatifi değil) hasım göstererek dava açabilir.
Bu durumda davanın ön şartı gerçekleşmemiş olduğu halde davaya bakılarak ve diğer kat maliklerine tahsis edilen arsa miktarı dikkate alınmaksızın komşu kat maliki aleyhine kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy