(634 S. K. m. 20, 35, 38)
Dava: Dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar:Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu alacak apartmanın ortak giderlerinden olup davacının süresinde ödememiş olması nedeni ile icra takibinde bulunulmuştur. Davacı, yöneticinin usulsuz seçildiğini, kapıcının kendine hizmet vermediğini ve genel olarak yönetimin görevini savsakladığı gerekçesi ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece, icra takibinde bulunan yöneticinin seçildiği kat malikleri kurulu toplantısının ve alınan kararın mahkeme kararı ile iptal edildiği belirtilerek, yönetici sıfatı kalmayan davalının yaptığı işletme projesinin de hükümsüz olduğunun kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununa göre seçilen yönetici görev süresi doluncaya kadar ve seçim kararının iptali konusunda dava açılmış ise bu dava sonucunda verilip kesinleşen kararla yöneticilik sıfatı kalkıncaya kadar yaptığı işlemler geçerliliğini korur. Özellikle icra takibine konu olan alacak ortak giderlere ilişkin bulunduğu cihetle işletme projesinin ancak 1 yılı kapsadığı, dava ve karar tarihi itibarı ile hükmünü de icra ettiği dikkate alınarak mahkemece davacının yönetimden alacaklı olduğuna dair iddiaları değerlendirilerek (takas ve mahsubun yasal koşulları mevcut olduğu takdirde) işletme defteri ve sarf evrakı üzerinde yapılacak incelemeye göre davacının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı saptanıp davanın bu şekilde sonuçlandırılması gerekirken yöneticinin sıfatı olmadığı gerekçesi ile davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan mahkeme kararında davacının ortak hizmetlerden yararlandırılmadığı ve esasen bu yönde bir alacağa muhatap olmayacağının, aksi sabit olmayan iddia ile anlaşıldığı ileri sürülmüştür.
Davacı, genel hizmetlerden yararlanmadığı gerekçesi ile ortak giderlerin ödenmesine dair sorumluluktan kurtulamaz. Bu konudaki iddiaları var ise yönetime ve diğer kat maliklerine karşı açacağı bir dava ile hakimin müdahalesini isteyebilir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.2.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy