(2942 S. K. m. 23)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmazın iadesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen dilekçe ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı hazine vekili Av. Faik Tanlı ile aleyhine temyiz olunan davacı adına vekili Av. Bülent Hekimoğlu geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Bozma ilamına uyulmuş ise de, yapılan tahkikat ve dosya içerisinde bulunan belgeler gereği gibi değerlendirilmemiştir. Dosya içeriğine göre dava konusu 8 parselle ilgili kamulaştırma bedeli, Kamulaştırma Kanununun 23. maddesinde öngörüldüğü üzere 9.11.1983 tarihinde kesinleşmiş ve sözü edilen madde hükmü uyarınca bu tarihten itibaren işlemeye başlayan 5 yıllık süre içerisinde ne bu parselle ne de aynı amaçla kamulaştırılan veya aynı amaca tahsis edilen 2- 5- 6- 7- 9- 13 parsellerle ilgili başkaca bir işlem yapılmamış ise de, bedelin kesinleştiği 9.11.1983 tarihinden önce 15.1.1982 tarihinde Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Müdürlüğü kamulaştırılan alanın tamamı ile ilgili okul binasının ve bahçe teşkil edecek yerlerle ilgili vaziyet planı düzenleyerek, Milli Eğitim İl Müdürlüğüne göndererek imar planının uygunluğunun tasdikini istemiştir. İl Müdürlüğü de vaziyet planını Belediye, İmar ve Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderip şehir imar planına uygunluğu yönünden onaylattırmış ve 22.1.1982 tarih ve 80697 sayılı yazıyla Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Müdürlüğüne göndermiş bulunmaktadır. Görüleceği gibi bozma ilamında sözü edilen işlemler dava açılmadan önce yerine getirilmiş olup, bu işlemlerin kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden önce yapılmış olması, Yasanın 23. maddesinde öngörülen menfi koşulun gerçekleşmiş olduğunun kabulüne engel değildir. Çünkü kamulaştıran idare, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden önce kamulaştırmanın idari yönden kesinleşmesinden sonra kamulaştırma amacına uygun bir işlem ile yada bir tesis inşa etmek suretiyle taşınmazı amacına uygun biçimde kullanmaya başlamış olduğu hallerde, daha sonra gerçekleşen bedelin kesinleşme tarihinden sonraki 5 sene içerisinde bir işlem veya tesis yapmaya zorlanamayacağı, bedelin kesinleşmesinden önce gerçekleşmiş işlem ve tesise rağmen taşınmazın iade edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 100.000 Tl vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 27.2.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy