(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile temyiz edilmiş temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması ise cevapla birlikte davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vekili Av. Kubilay Duransoy ve aleyhine temyiz olunan davacılar Vekili Av. Nedim Aksoy geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
1-Dosyaya getirtilen Görece Belediye Başkanlığının 16.10.1995 gün ve 1995/1580 sayılı yazısında, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almakta ise de, doğal karakteri (tarla) korunacak alanda kaldığı, Havza Koruma yönetmeliği hükümleri kapsamında bulunduğu belirtilmiştir. Sözü edilen Su Havzalarını Koruma yönetmeliği gereği, taşınmazın içinde yer aldığı alan, "kent dışı" (iskana ayrılmamış) olarak tanımlanmış; yeni yerleşim birimlerine izin verilmeyen ve yalnız kırsal nüfusun ihtiyacına cevap verecek ve tek bir ailenin oturmasını karşılayacak ölçüde bağ ve sayfiye evi yapılmasına müsaade edilen yerlerden olup, böyle bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. İdari birimlerin bu yönetmelik ve plandaki kısıtlamalara rağmen taşınmazın içinde yer aldığı alanda değişik nitelikteki imar faaliyetlerinde bulunmaları taşınmazın belirtilen niteliklerini bertaraf etmeyeceğinden sonuca etkili görülmemiştir. Esasen bir taşınmazın arsa niteliğinin belirlenmesinde geçerli esaslar İmar Kanunu ve bu kanunun uygulanması (diğer mevzuat uyarınca özel nitelikteki uygulamalar saklı kalmak üzere) sonucu yetkili mercilerin (belediyeler, İmar İskan Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı) aldıkları kararların uygulamaya konulması ile belirleneceği cihetle, taşınmazın içinde yer aldığı alanda, bu idari mercilerin başka oluşumlara yol açan faaliyetleri, bu konudaki esaslardan sapmayı, gerektirmez. O nedenle taşınmazın yukarıda belirlenen nitelikleri dikkate alındığında, onun arsa olarak değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 6.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.9.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy