(2942 S. K. m. 11) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacı Sezer Altınökçe ile davalı Milli Eğitim Bakanlığı aralarındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması davasına dair Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.12.1995 günlü ve 1995/48-704 sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 9.4.1996 günlü ve 1996/2021-3664 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Kamulaştırma Kanununun 11. maddesi taşınmazın gerçek değerinin, uzman bilirkişi kurulunca verilecek raporlara göre belirlenmesini öngörmüş ise de, hakim hüküm kurmadan önce bu raporların yasa hükümlerine, maddi olgulara ve değerlendirme verilerine uygunluğunu denetlemek, gereken hallerde bu konularda bilirkişi kurullarından ek raporlar almak durumunda olup, Yargıtay da temyiz üzerine bu denetimin yapılıp yapılmadığını, varsa uygun görülmeyen hususları bozma ilamına konu edip tahkikatın belirlediği doğrultuda ikmalini isteyebilir.
Kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinin, enflasyon ortamında taşınmaz malikine zarar verdiği olgusu, taşınmaz değerinin gerçekte olduğundan fazla hesaplanmasını ve özellikle gerekli tahkikatın eksik veya yanlış yapılması halinde mahkeme kararının, gerekmesine rağmen Yargıtay'ca bozulmasından kaçınmaya neden olamaz.
Bu itibarla davacı vekilinin yukarıdaki hususlara değinen karar düzeltme nedenleri varit görülmemiştir.
Ancak bozma ilamının dava konusu taşınmazın imar parseli, emsalin ise kadastro parseli olması halinde, düzenleme ortaklık payının taşınmazın değerinde neden olacağı artışın dikkate alınmayacağına dair "2" numaralı bendinde yer alan saptamanın, dava konusu taşınmazın imar düzenlemesine konu edilmekle yüzölçümündeki azalmaya paralel olarak onun m2 değerinde imar düzenlemesi sebebiyle kayba uğradığı oranda yükselmeye neden olacağının bu defa yapılan karar düzeltme incelemesi sırasında kabul edilmesi gereği karşısında varit olmadığı görülmüştür. Gerçekten, somut emsalin kadastro parseli, dava konusu taşınmazın ise imar parseli olması halinde, dava konusu taşınmazın imar düzenlemesi sebebiyle yüzölçümünde İmar Kanununun 18. maddesinin 2. fıkrasında öngörüldüğü üzere, vaki azalmanın bu azalma oranında m2 fiyatına yansıtılması, karşılaştırmada nitelik farklılığın giderilmesi bakımından gereklidir. Ancak, dikkate alınması gereken bu kayba tekabül edecek oran, dava konusu taşınmazda fiilen gerçekleşen miktarda olmalıdır. Bu durum karşısında karar düzeltme isteminin bu yönden, belirtilen sınırlar içinde kabulü ile, bozma ilamının "2" numaralı bendinin kaldırılmasına, onun yerine;
"2- Bilirkişi raporlarında somut emsal olarak alınan 1674 parsel sayılı taşınmazın henüz imar düzenlemesine konu edilmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın imar parseli olup emsalin bu nitelikte olmaması nedeniyle, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucunda uğramış olduğu zayiatın dikkate alınmasında isabetsizlik yok ise de, bu zayiat sebebiyle meydana gelen değer artışının bilirkişi raporlarında emsalin değerine yansıtılan biçimiyle %35 oranında değil, dava konusu taşınmazda fiilen gerçekleşen oranda olması gerekir. Dava konusu taşınmaz imar parseline dönüşürken İmar Kanununun 18. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kamu hizmetleri için ayrılan miktarı, bu konuyla ilgili belediye encümeni kararı ve ilgili belgeleri ile tapu kayıtları getirtildikten sonra saptanmalıdır. Bu nedenlerle somut emsal ile dava konusu taşınmaz arasında bu yönde bir nitelik dengesi kurulurken, dava konusu taşınmazın ancak imar parseli haline gelmesi işleminde fiilen uğradığı alan zayiatı dikkate alınarak değer artış oranının tespiti gerekirken, zayiat ve değer artışının henüz imar düzenlemesine konu edilip edilmeyeceği belirsiz olan emsale izafe edilip sözü edilen 18. maddede öngörülen zayiat miktarının da en yüksek oranda (%35) kabulü ile emsalin ve dolayısı ile dava konusu taşınmazın değerinin bu yüksek oranda arttırılmış olması" şeklindeki bölümün ikinci bozma nedeni olarak bozma ilamına konulmasına, diğer bozma nedenlerine yönelik karar düzeltme istemlerinin reddine, 10.9.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy