(634 S. K. m. 17, 34)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyaya getirtilen 16578 ada, 1 parselin tapu kaydına göre davalı belediye bağımsız bölümlerin tamamının malikidir. Yargılama sırasında Tapu Sicil Müdürlüğünden 27.9.1995 tarihli yazının ekinde alınan bu kayda göre davacı yöneticinin sıfatı yasal olarak bulunmamaktadır. Kat Mülkiyeti Kanununun 34. maddesi hükmüne göre yönetici kat malikleri tarafından atanır; ana gayrimenkulün bütün bölümleri bir kişinin mülkiyetinde ise, malik kanunen yönetici durumundadır. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması bakımından bağımsız bölüm mülkiyeti ancak tapu kaydı ile belirlenir. Bu durumda ana gayrimenkulde uygulanacak yasa hükümleri ve davacının aktif husumet ehliyeti, yukarıdaki esaslar dairesinde kanıtlanmadan ve belgelendirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Davalı ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması bakımından Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca kat irtifakı tesis edilmiş bulunan gayrimenkulün 2/3 oranındaki bölümlerinin henüz iskan edilmemiş olduğunu bildirmiş olup, bir yasa hükmünün uygulanmasını belirleyecek olan bu hususun tespiti bakımından mahallinde keşif yapılması gerekirken bilirkişinin 2/3 çoğunluğun aidat ödediğine dair saptaması ile yetinilmiş olması da usule aykırıdır.
Mahkemece öncelikle aktif husumet ehliyetinin belirlenmesi bakımından bağımsız bölümlerin mülkiyet durumlarının tespiti, ana gayrimenkul bir kooperatif teşkili suretiyle inşa edilmiş ise kura çekimi ve bu suretle tahsis suretiyle ferdi mülkiyeti geçilmiş sayılabileceği hususu da dikkate alınarak yapılacak araştırma sonuçlarına göre davada Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, davacının yönetici sıfatı bulunup bulunmadığı (Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesine göre kat malikinin de giderlerle ilgili dava açabileceği gözetildiğinde davacının bu niteliği bulunup bulunmadığı da dikkate alınarak) dava konusu taşınmazda Kat Mülkiyeti Kanununun ek 3. maddesi ile 17. maddesi gözetilerek 2/3 oranındaki iskanın gerçekleşmiş olup olmadığı da tespit edilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy