(634 S. K. m. 54)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar adına gelen olmadı. Evrak üzerinde inceleme yapılarak dosya noksana gönderilmiş, noksan tamamlanarak dönmüş, bu defa yapılan incelemede görevin Dairemize ait olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya Başkanlar Kuruluna gönderilmiş, Başkanlar Kurulunun Dairemizin görevsizlik kararını kaldırarak görevin Dairemize ait olduğunu belirlemesi üzerine tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava Kat Mülkiyeti Kanununun 54. maddesi hükmüne göre, İmar Kanunu hükümleri dairesinde yapılan ortaklaştırma sebebi ile şüyuun izalesine ilişkindir.
Sözü edilen maddenin 2. fıkrası hükmüne göre; tarafların anlaşamamaları halinde, davacının paylaştırmadan önce maliki veya paydaşı bulunduğu taşınmazın geçerli değeri ile halen ortağı kılındığı ve şüyuun izalesine konu taşınmazın geçerli değeri belirlenip bunlardan değeri yüksek olan taşınmazın malikine (davacı veya davalı) diğer gayrimenkuldeki payı belirlenen değer ile satın almasının teklif edilmesine karar verilir. Bu teklif kabul edilmez ise o zaman 54. maddenin 3. fıkrası hükmü gereğince ortaklığın giderilmesi söz konusu olur. Bu Yasa hükmünde de anlaşılacağı üzere mahkemece öncelikle her iki gayrimenkulün (davacının önceden malik olduğu ve halen dava konusu edilen) imar uygulamasından dolayı ortaklaştırmadan önceki geçerli değerinin tespiti ve buna göre işlem yapılması gerekirken sadece dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilerek teklife karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yasa hükmü uyarınca yapılacak uygulama yukarıda açıklandığı gibi ise de; dosyaya getirtilen ve ilgili taşınmazların tapu kaydını içeren Tapu Sicil Müdürlüğünün 4.3.1996 gün ve 143/149 sayılı yazısında, üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmiş bina bulunan imar uygulamasından önceki 2616 ada 110 parselin sadece zemin ile ortaklaşma sözkonusu iken, ortaklaştırmanın tüm bağımsız bölümlere ayrı ayrı teşmil edildiği, ancak böyle bir uygulamanın yasaya aykırı olduğu, imar uygulaması sonucu şüyulandırmanın sadece zemine ilişkin olması gerektiği belirtilmiş bulunduğu hususu da dikkate alınarak davalılara, yasaya aykırı biçimde tesis edilmiş bulunan bu sicilin düzeltilmesi için mehil verilmeli ve bu suretle doğabilecek karmaşa ortamına yer verilmeden tahkikat yukarıda açıklandığı gibi ikmal edilip hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.9.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy