(634 S. K. m. 20, 32, 33)
Dava: Dava dilekçesinde yönetim planı değişikliği istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı A. U. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Anagayrimenkulün yasal olarak tapuya tescil edilmiş bir yönetim planı bulunmamaktadır. Anagayrimenkulde mevcut uygulama Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinde öngörüldüğü üzere başka türlü bir anlaşma bulunmadığı için yakıt giderleri yönünden arsa payları oranında gidere katılma şeklindedir.
Davacı bağımsız bölümün dükkan olması nedeni ile arsa payı yüksek olmakla beraber ısınan alanın küçük olduğunu, diğer bağımsız bölümler kadar enerji kullanmadığını ısınma giderine katılımın hacim üzerine yapılmasının adil olacağının bu konuda kat malikleri kurulu kararı alınmasını yönetime 13.9.1993 tarihli ihtarname ile bildirmiş ve bu suretle uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanununun 32. maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca öncelikle kat malikleri kurulunda çözümlenmesini istemiş olmasına karşın 20.10.1993 tarihinde toplanan kat malikleri kurulu ısınma gideri paylaşımının arsa payı üzerinden yapılmasına devam edilmesi kararını alarak davacının istemini zımnen reddetmiştir.
Bu durumda Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca, davacı kat malikinin hakimin müdahalesini isteme hakkı doğmuştur.
Hakimin belirlediği ısı giderlerine katılma yöntemi adil bir çözüm olup yasaya aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
Ancak; hakimin müdahalesi 32. ve 33. maddeler kapsamında bulunduğuna ve yönetim planında böyle bir plan bulunmadığı için bir değişiklik de söz konusu olmadığına göre hükmün yalnız davacı yönünden ve onun giderlere katılımı ile ilgili olarak kurulması gerekirken kat maliklerine ait bir konuda tüm kat maliklerini kapsar biçimde düzenleyici bir karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece davacının ısınma giderlerine katılma oranının belirlenmesi ile yetinilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.9.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy