(634 S. K. m. 51)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yerin kira bedelinden doğan alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, tapuda anayapının ortak yeri olarak muhafaza edilen ve kendisine arsa payı verilmemek suretiyle tüm bağımsız bölüm maliklerinin yararlanması söz konusu olan bodrum katın, kiraya verilmesi suretiyle elde edilip, bağımsız bölüm malikleri arasında paylaştırılan gelirinden, paya düşenin tahsiline ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 51. maddesi 2. fıkrası hükmüne göre, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, gayrimenkulün bir bölümünde kat maliki gibi tek başına faydalanmak üzere irtifak tesis edilmiş bulunan ana gayrimenkulün kat mülkiyetine çevrilmesi ve kat mülkiyeti kütüğüne tescili tapu idaresindeki belgelere göre yapılır. Dosya içersinde örneği bulunan ve bu belgelerden olan 11.4.1960 tarihli kat irtifakı sözleşmesi, 29.12.1959 tarihli protokol ve yönetim planı hükümleri uyarınca, davacı hazine, zeminin maliki sıfatıyla (13 nolu bağımsız bölüm) diğer bağımsız bölümler lehine bodrum üzerindeki tasarruf hakkından vazgeçmiş ve öteden beri kiraya verildiği anlaşılan bodrum katın bu suretle kullanım hakkını diğer bağımsız bölüm maliklerine vermiş olduğu dikkate alındığında, daha sonra iktisap etmiş olduğu ve malikler arasında ihtilaf konusu olmayan 5 nolu bağımsız bölüm sebebiyle ancak bodrumdan elde edilen kiradan payına düşenine müstehak olup, yukarıda sözü edilen sözleşmelerin imzası sırasında malik olduğu zemin kat 13 numaralı bağımsız bölüm sebebiyle böyle bir alacak talep edemez. O nedenle, aksine düşünceler ile yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Yukarıdaki bozma nedeni dikkate alınarak, sair temyiz itirazları incelenmemiş; davacının temyiz itirazları da varit görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.9.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy