(2942 S. K. m. 38)
Dava: Dava dilekçesinde Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi gereğince tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı idarenin kamulaştırdığı yere tekabül eden oranda taşınmazdaki payı 21.1.1972 tarihinde tescil edilmiştir. Davacının tapudaki payı yerinde bırakılarak ayrıca kanal yerinin de tesciline karar verilmesi, davalıların bu konuda bir temyizi bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Davacı, kanalın kenarlarının da öteden beri kendisi tarafından temizlenmesi ve cürufun dökülmesi sebebiyle işgal edildiğini ileri sürmüş ise de, mahkeme ve mahallinde yapılan tahkikattan, bu hususun varit olmadığı, bu yerlerin ahır - ağıl ve sair surette özel kişiler tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki koşullar da gerçekleşmediğinden buna ilişkin tescil isteminin reddi de doğrudur.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy