(2942 S. K. m. 11) (743 S. K. m. 619)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; takdir komisyonu her ne kadar tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu olan taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacıya ait olduğunu belirterek değerini takdir etmiş ve davacı da zemine paydaş ise de, zemin ortak mülkiyete konu olup, dosyada bu taksim yada fiili kullanımın varlığına ilişkin herhangi bir belge ve tespit bulunmamaktadır.
Arzın mütemmim cüzü niteliği de bulunan yapı, Medeni Kanunun 619. maddesine göre kural olarak arzın tüm maliklerine ait olup, davacı, yapının bedelinin tamamını dava ettiğine göre, yapının kendisi tarafından yapıldığını ve kendisine ait olduğunu ispat etmek durumundadır.
Mahkemece davacının bu konuda delil ibraz edeceğine dair beyanı bulunduğu da dikkate alınarak, evin mülkiyetinin münhasıran kendisine ait olduğunu kanıtlamasına olanak verilmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy