(2942 S. K. m. 17)
Dava: Dava dilekçesinde 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesine göre tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Karar düzeltme istemi üzerine verilen ve hükmüne uyulan bozma ilamında, devri taraflar arasında kararlaştırılıp bu konudaki işlemi kesinleşen 170.000 m2 yönünden Kamulaştırma Kanunu ile Medeni Kanunun 633. maddesine göre mülkiyetin davalı idareye geçtiğinin kabulü zorunludur. Bozma ilamı üzerine yapılan tahkikatta sözü edilen 170.000 m2'lik yerin, devrin yapıldığı 15.12.1982 tarihinde 3474 parselde yer almakla beraber Sporcu Kamp ve Eğitim Merkezi olarak tahsisi istenen bu yerin bir krokisi yapılmadığı için tamamı 1.589.765 m2 alanı olan taşınmazın neresinde yer aldığı tespit edilememiş, davacı idare dahi bu konuda tescil isteminin kapsadığı yer ile ilgili bir belge veya plan vermemiş ve bu suretle tescil edilecek yer saptanamamıştır.
Devir işleminin tekemmülünden sonra dava konusu 3474 parsel 13001 (322,250 m2), 13002 (148,925 m2), 1003 (1.118.590 m2) alanlı toplam 3 parsele ayrıldıktan sonra, yine birçok ifraz işlemine tabi tutulmuş, bir kısmı satılmış ise de belediye mülkiyetinde 13001, 13302, 13513 ve 13514 nolu parseller kalmıştır. Bu durumda 1003 parselden müfrez 13513, 13302 ve 13001 parsellerden birinde, davacı idareye devredilen 170.000 m2'lik alana tekabül edecek bir payın ayrılması mümkündür.
Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine göre, tesciline karar verilecek taşınmazın mutlaka bağımsız bir tapuyu ifade etmesi, diğer bir deyimle bir parselin tamamını kapsaması zorunluluğu yoktur. O halde mahkemece yapılacak iş, bozmaya uyularak usulen kesinleşmiş Yargıtay kararındaki saptama dikkate alınarak yukarıda belediyeye kaldığından sözü edilen uygun parseller içerisinde yer almak üzere 170.000 m2'yi pay olarak belirlemek ve bu payın davacı idare adına tesciline karar vermek olmalıdır. Bu parsellerin planda başka amaca tahsis edilmiş olma keyfiyeti bu tescile engel olmayıp plan uygulaması sırasında bu hususlar mevcut yasa hükümleri dairesinde çözümlenebilir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy