(2942 S. K. m. 11,14)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulamalı plan kapsamında olduğu kabul edilerek değerlendirme arsa olarak yapılmış ise de dosya içeriğinden, dava konusu taşınmazların nazım imar planı kapsamında yer almakta iken belediyece gecekondu önleme bölgesi olarak nitelendirilmiş ve 1/1000 ölçekli imar planı bu amaçla yapılacak kamulaştırma nedeni ile düzenlenmiştir. Yargıtay'da yerleşmiş uygulamalara göre taşınmazın kamulaştırmanın gerçekleşmesi için ve bu amaçla plan kapsamına alınmış olması, onun tek başına arsa olarak değerlendirilmesine yeterli olmayıp belediye hizmetlerinden (yol, su, elektrik vs.) yararlanması ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.
Tamamı 40.700 m2 civarında olan bu taşınmazların üzerinde bir kaç tane izinsiz ve ruhsatsız yapı bulunması taşınmazın iskan edilmiş olduğu anlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak bu konuda araştırma yapılıp ikmal edilmeden taşınmazın arsa olarak kabul edilmesi,
2-Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin G bendi hükmüne göre arsalar, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değerlendirilir. O nedenle somut emsal alınan 248 parselin kamulaştırma sebebiyle açılan bedel arttırımı davasında ulaşılmış bulunan fiyatı dikkate alınarak değerlendirme yapılmış olması yasaya aykırıdır. Bazı hallerde aynı taşınmazın bir bölümünün kamulaştırma sebebiyle açılan bedel arttırımı davasında belirlenen fiyatı dikkate alınarak geri kalan bölümün fiyatı belirlenmekte ve bu uygulama Yargıtay'ca da kabul edilmekte ise de, bu husus, aynı taşınmazın kendi kendine emsal teşkil etmesi bakımından ve bakımından aynı taşınmazla ilgili değerlendirmede bir çelişki yaratmamaya matuftur. Başka bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi, serbest satışla oluşan bedel belirlenmesinden farklıdır. İddia, talep ve savunma sonunda mevcut delillere göre değerlendirme yapıldığından, bu suretle kesinleşen taşınmaz fiyatları yasanın öngördüğü "emsal satışları" anlamında değildir. O halde Antalya gibi taşınmaz satışlarının yoğun olduğu bilinen bir bölgede uygun emsal araştırılıp bulunabilir iken bir taşınmazın kamulaştırma değerinin emsal alınarak sonuca varılmış olması doğru değildir.
Diğer taraftan gecekondu önleme bölgesi olarak ayrılmış ve bu suretle kamulaştırılan taşınmazlarla ilgili 1/1000 ölçekli imar planı yapılmış ve dava konusu taşınmazlar bu plan gereği arsa olarak değerlendirilmiş olduğuna göre, dava konusu yerin gecekondu önleme bölgesi olması, plana göre iki kattan fazla inşaata izin verilmemesi gibi hususların değerlendirmede dikkate alınması gerekir. Taşınmazların bir bütün olarak ele alınıp üzerinde imar kısıtlaması ve bununla ilgili takyitler bulunmayan taşınmaz gibi mütalaa edilip değerlendirme yapılamaz. Değerlendirmede taşınmazların bu niteliği gözönünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece uygun emsal araştırılması yapılıp yasaya uygun karşılaştırmaları içeren ve taşınmazların niteliklerini gözönünde bulunduran ek bilirkişi raporları alınmalıdır.
3-139 parsel sayılı taşınmazla ilgili kamulaştırma evraklarının getirtilmemesi doğru görülmemiştir.
4-Kamulaştırma işleminin davacılara hangi tarihte tebliğ edildiği araştırılmadan davanın 2942 sayılı Yasanın 14. maddesinde belirtilen 30 günlük hak düşürücü sürede açıldığının kabul edilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy