(634 S. K. m. Ek m. 3)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yer olan dükkandan davalının tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde ana gayri menkulün ortak yerlerinden, ana gayri menkule dahil (D) blok altındaki dükkanda kiracı olarak dükkanı çalıştıran davalının tahliyesi, D blok kat maliklerinin aldığı karara istinaden yönetici tarafından istenmiştir.
Dava konusu yerin benzer nitelikte bir çok dükkanın yapıldığı ve kiraya verildiği ana yapının ortak yerlerinden olduğu, mimari projede bu yerlerin boşluk ve sığınak olarak yer aldıkları, ancak bina inşa edilirken bu dükkanların yapıldığı ve öteden beri kiraya verildikleri anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanununun ek 3. maddesinin c bendine göre blok yapılarda bunlardan yalnız birine ilişkin sorunların çözümlenmesinde kat malikleri kurulu o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşur. Davacı D blok maliklerinin kararına istinaden bu davayı açmış ise de ana gayri menkulde başka blokların da bulunduğu ve dava konusu yerin 1984 yılında, henüz kat mülkiyeti tesis edilmeden önce kooperatif yönetimince kiraya verilmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda bunun yukarıda sözü edilen ek 3. maddenin c bendinde yer alan yalnız D bloka ait bir sorun olmadığı tüm ana gayri menkulü ilgilendiren bir keyfiyet olduğu anlaşılmaktadır. O nedenle, dükkanların kiraya verilmesi keyfiyeti yalnız (d) blok sahibini değil ana gayri menkuldeki tüm kat maliklerini ilgilendirdiğinden öteden beri mevcut bir uygulamaya son verilmesine yalnız "D" blok maliklerinden oluşan ve irtifak halinde olmadıkları da anlaşılan kat malikleri kurulu karar veremez.
Kat maliklerinin her biri projeye aykırı olarak inşa edilen yerlerin, ana yapıya zarar vermemesi ve başkalarının haklarını haleldar etmemesi koşuluyla diğer kat malikleri aleyhine açacağı davayla bu yerlerin projeye uygun hale getirilmesini isteyebilir ise de, dava yalnız kiracıya karşı açılmış ve dava dilekçesinde istenen husus, projeye uygun eski hale getirme olmayıp, kat maliki bulunmayan davalı kiracının tahliyesidir.
Projeye uygun eski hale getirme istemi bulunmadığına ve esasen davalı, böyle bir davanın muhatabı olamayacağına göre dava sırf kira sözleşmesi uyarınca gayri menkulde kiracı olan davalının tahliyesine yöneliktir.
Ana gayri menkuldeki ortak yerlerin, ortak hizmete özel olarak tahsis edilmiş olmadıkça ana gayri menkule gelir sağlamak amacıyla ve kat maliklerinin muvafakatıyla kiraya verilmesinde yasaya aykırılık yoktur. O halde kat maliklerince (veya bağımsız olarak herhangi bir kat malikinin açacağı dava ile) taşınmazın projeye uygun hale getirilmesi, mevcut dükkanların yıkılarak projeye uygun yeniden inşasına (projede boşluk ve sığınak olan) karar verilip bu konuda dava açılmadıkça davalının Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre tahliyesi istenemez.
Bu durumda 6570 Sayılı Kanuna ve oradaki koşullara dayalı bir dava bulunmadığına göre, yalnız tahliye istemini içeren davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının tahliyesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy